Kendini nasıl seversin?

Milyonlarca spermden bir tanesi olarak seçilip, hayata başlamış ve müthiş bir potansiyelle bu dünyaya gelen, seçimleriyle, geleceğini oluşturabilme hakkı verilen insanoğlu, özünden, ruhundan, sevgiyle beslendiği zaman, rahman ve rahîmin koruma ve himayesinde olur.

Özümüzden ve ruhumuzda akan ışığı, önce kendimize, sevgi olarak, sonra çevremize hayata, dünyaya, kainata yansıtabilmek şuuruna kavuşur isek, sanırım manayı çözmüş oluruz.

Kendini sevebilmek öncelikle, farkedebilmek, şuuru açabilmek, şuurlanmak, şuurlandıkça kalbini açabilmek, kalbini açtıkça, kalbin içinden gelen sevgi ışığını, kendine ve hayatına yayabilme ile mümkündür. Her birimiz önce şuurlanıcaz, farkedecez, kendimizi tanıyıp öğrenecez ve bu durumu önce kendimizi beslemede kullanıcaz.Kendi hayatını besleyemeyen, kendini sevemeyen, başka bir insanı sevmesi fayda vermesi mümkün değildir. Kendimizi kurtaramadığımız bir dünyada başkasını kurtaramayız.

Kişi kendini nasıl sever? sevmeyi nasıl öğrenir? diye merak ederse, bunun en temel koşulu kendini taniyabilmesiyle başlar. Kendi özelliklerini, ona verilen güzellikleri, tattıkça kendini kucaklar ve ne kadar sevilmeye layık olduğunu fark eder ve bu farkındalıkla içi içine sığmaz sevinçle, neşeyle kendini kabule geçer.

Kendini kabul edemeyen, kendini sevemez. Sürekli kendinde eksiklik, yargılama ve yadırgama hali içinde olanlar, başkalarında da kusurlar arar, başkalarını da yargılayacak durumlar üretir. Kendini sevmediği için kendini ve onu sevenleri iter, itmek durumunda kalır.

Olanı kabul edemeyen , ona sunulanı reddeden kişi kendini sevmeyendir. Kabulde olduğumuz ölçüde sevgimiz artar. Kendini kabul etmeyen; yaratıcının düzen ve sistemini de kabul etmeyen, bunu reddeden yargılayan suçlayandır. Yaşanması gerekenler, yeni seçimler kişinin önüne serilir, ancak korku, kalıplar ve öğretilerle reddeder. Her gün, yeni bir gün, yeni hayattır.

Şuurlu bir insanla, şuursuz bir insanın sevgisini gösterme şekli de farklı olur.

Adamın biri ormanda yol alırken, bağırtı içinde kıvranan bir ayıya denk gelir. Ayının ayağına bir kıymık batmıştır. Korksada ayıya yardım eder. Ayıda bu yardımdan dolayı adamı sever ve bu iyiliğine karşılık adamı sevgiyle korumak istediğini söyler. Adam reddetse bile adamın peşini bırakmaz. Bir müddet sonra adam yorgun bir vaziyette dinlenmek için uyuyakalır. Uyuduğu esnada alnına bir sinek konar. Ayı hemen yerden bir taş alır ve sineği öldürür. Ayının amacı adamı korumak ve rahatlatmaktır. Ancak alnına aldığı darbeyle adamda ölür. Buda bir sevgi göstergesi, buda bir koruma muhafaza şeklidir.

Günümüzde bir çok ebeveynler çocuklarına fayda vericez diye bazen zayıf bırakır, bazende zarar verirler. İlişkilerde de çok seviyorum derken realitenin zayıf olması şuur düzeylerinin az olmasından dolayı kişiler birbirlerine fayda yerine zarar verebilirler. Irdelenmesi gereken sevgiden kaynaklı, koruma,himaye mi? Yoksa kişilerin nefsani ego durum mu ? Kişiler kendilerini tanıdıkça, bildikçe daha doğru empatiler kurdukça, açıları genişler, şuur açıları idrak ettikleri konularla bağlantı kurma yetileri artar, gerçekten hem kendilerini hemde yanındakileri sevgiyle besler.

Sevgi ile beslemeyi ve sevgiyi tatmayanlar verilen sevgiyide anlayamazlar. O şuur halinde olmayanlar, sevginin coşkulu akışını fark edemezler.

Sevgiyi alabilenler, kendini sevebilenlerdir. Kendini sevmeyen, kendi kıymet ve değerini bilemeyen, sevgiyi hayatında kullanamıyandır. Bu yüzden hak edene hak ettiği ölçüde vermek çok önemlidir.

Ben kendimi ne kadar sevebiliyorum? Kendimi ne kadar kabuldeyim? Kendimi sevmenin önündeki engeller nelerdir ?diye sorgulayarak başlanabilir.

Bir kısım insanlarda, her şeyi aşırı mükemmel görmek istediğinden, kendininde mükemmel olmadığı kanaati ile kendini yeteri kadar sevilmeye layık görmez ve değersiz, kıymetsizim sevmiyeyim der. Bunun kökeninde hayatı sevmemek vardır. Dünyayı hayatı sevmeyenler ona verilen sunulan bedeni, kaderi sevmeyenler, Yaradana şirk koşanlar isyan edenlerdir.

Kendini tanıyan ve kabulde olan kişi, kendini sevmeye başlar, sonra yansımaları severek yepyeni bambaşka hayatlara ve kaderlere geçebilme haklarına sahip olduğunu farkeder.

Birinin size olan sevgisi, sizin kendinizi sevmenizi, olduğunuz gibi kabul etmenizi sağlıyorsa, sevgisi şifa, kendisi şifacınızdır.

Sevgiyle kalın.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s